Kedi sevmek sadece kedi severlerin anlayacağı bir cümledir. Kedilerin gizemli dünyasına girmiş kişiler kedisiz eve ev demezler. Ve genelde bir kedi alanlar muhakkak ikinci gizemli dostu hayatlarına ortak ederler. Bizim evin de kedi hikayesi pandemiden bir ay önce başladı. Çok minnoş bir yavru ile başladık.Kocaman baykuş gözleri ile bizi bizden aldı. Onula geçirdiğimiz 6 ay dan sonra ikinci bir yavruya hazır hissettim evin ruh halini,hata dinamikleri güzel dengeleyeceğine bile emin olarak,yeni baykuş gözümü instegramda gördüm ve bizim olmalı dedim. Ve koşarak gidip aldık,ailemizde ki eksik üye tamamlanmış oldu.Koskocaman bir aile olmuştuk artık. Bir maşallahınızı alırım… Sevgiyle kalın🙏

BAŞLANGIÇ Nasıl Mutlu oldum sayfamı görünce. İnternette ki ilgisiz becerim yuzunden sayfadan yazmaktan soğumuştum. Derken bir uzman ile instegram üstünden tanıştım ,nasıl güven verdi,ismine uygun biri dedim. Sonra…

Blog sayfamı yaklaşık 4 sene öce açmıştım. Tüm yazıklarım bir hata yüzünden silindi. Bir müddet bu olay yazma isteğimi içimden aldı. Bir gece tekrar yazma isteği geldı içime. Fakat bu sefer konu sıkıntısı yaşadım. 4 sene önce ki yazdıklarımı tekrar yazmak istemedim. Sanki ilgimi de çekmez olmuştu. O zaman bir günlük gibi hayatımın içinden yazmaya karar verdim. Kimse okumasa bile benden şu dünyaya bir hatıra kalsın dedim. Evet artık bu blog da günlük de yazacağım. Tüm düşüncelerimi, yaşantımı şeffaf bir şekilde paylaşacağım… Gezegende soyut olan beni yazı ile somutlaştırmış olacağım. Siz de günlük tuttun. Nasıl yazdığınızın hiç önemi yok. Önemli olan o an da hissetiğiniz duygular. Canım dedem de hep derdi kızım günlük yazın,tarihe not bırakın…

Eşim yani yeni baba askerden geldikten sonra günler daha değişik geçti…. Evde bir erkek olması evin öğrenci modundan çıkmasına neden oldu. Minnoş bir aile olduk. Ev düzenimiz aynı devam etti. Babamız düzen bozmadı. Baba gelmeden önce kendim bulduğum bir yöntemle uyku düzenine alıştırmıştım. Kızım doğduğunda akıllı telefonlar yoktu,internet o kadar da el altında değildi. O zamanlar kitaplar hala kullanılıyordu. Uyku düzenini ayrı bir başlıkta kolayca anlatacağım. Günler genç anne baba olarak geçiyordu. Lohusalık günleri oldukça geride kalmıştı artık. Kendinden emin olduğunu zanneden fakat bir o kadar acemi bir ben vardı baş rolde. Sizlere kısaca ilk bebeğimde ki lohusalık tecrübelerimi anlattım. Kısa yazdım çünkü artık hepimiz kısa ve hap bilgileri okumak,duymak istiyoruz. Neler anlatmaya çalıştıö; 1.Kendinize güvenin. 2.Sağlığınıza dikkat edin ve korkunuzdan kaçmayın. 3.Lohusalık depresyonu yaşıyorsanız bundan kesinlikle utanmayın. Bu hepimizin yüzleştiği çözümü olan bir duygu hali. 4.Lohusa evinde düzen çok önemlıdir.Özellikle anne genç ve acemi ise bu önem daha da…

Lohusalık günlüğünü yazmaya karar vermemde ki en önemli sebep yaşadığım tecrübeleri modern bir anne olarak harmanlayıp yeni annelerimizle ve anne adaylarımızla paylaşmak. Bu konu hakkında ilk yazı benim değil elbette sonuncusu da benimkiler olmayacak. Farkı nedir diyecek olursanız ,farkı benim hikayem olması. Herkesin hikayesi kendisine özel ve her hikayeden öğrenilecek nokta bambaşkadır. Ben üç çocuk annesi olarak üç ayrı doğum sonrası yaşadım ve üç ayrı hamilelik ve üç ayrı bambaşka tecrübe. Üçü de birbirinden farklıydı. Elbette üçüncü en rahat olanıydı. Ben size ilkinden anlatmaya başlayacağım.En tecrübesiz ve en geç olduğum zamanlardan. Başlayalım o zaman. 2003 yılında anne oldum. 24 yaşındaydım. Yaşıma göre de oldukça tecrübesizdim. Bildiğim tek şey yiğenlerimle yaşadıklarımdı. Onlara baktığım zamanlarda olayı çözdüğümü zannetmemin ne kadar yanlış olduğunu kucağıma kızımı verdiklerinde anladım. Aman Allah’ım ben ne yaptım dediğim an 19 Şubat 03 tarihidir. Hayatımın dönüm noktası ve yeni bir perdenin açıldığı gündür. Elbette o an da bunu bunun…