Yazar

Jale Sayar

Browsing

Diğer yazılarımda araştırmalarım sonucu anladıklarımı özetlemişdim. Zaten aslında tüm araştırmalar gözlemci halinde yapılırsa aynı tek sonuca varıyor. Bu yazıyı okumadan önce farkındalığı anlamış olmak gerekmektedir. Kısaca farkındalık nedir dersek ; Farkındalık anlık ve anda olanı fark etmekdir. Farkındalığın farkındalığı da , kendiniz ile ilgili nedeni bulma ve kabul etme halidir. Dikkatimiz nerede ise enerjimiz orada olur.Neyi Gözlemliyorsak onu etkileyebiliriz. Yani sürekli kötü düşünürsek kötü durum ile karşılaşırız. Düşündüğümüzü çekeriz. Düşündüğümüz duygu durumuna göre enerji gönderir ve çekim yasası ile onu çekeriz. Bunları duygu temelli gözlemci halinde yaparız. Bu çekim gücünü fark edebilmemiz için ise dışarıdan yansız,yargısız ve duygusuz bir bakış açısı ile duruma,kendimize bakmamız gerekir. Böylece hem var olanı görür hem de kendimizi koruruz. Kendimizi koruma kısmını kısaca anlatmak istiyorum. Yaşam içinde ne yazık ki her zaman iyi durumlar olmuyor. Başımıza gelen bu kötü durumlar,anlar içinden etkilenmeden çıkabilmek için farkındalığı fark etmek ve duygusuz gözlemci halinde olabilmek gerekir. Böylece yaşadığınız…

Uyanık mısınız yoksa uyku da mısınız? Hangi boyutta olduğunuzu nasıl anlayabilirsiniz? Özgür iradenizin farkında mısınız? Kontrol altında mı yaşıyorsunuz? Gerçeklik sizin için nedir? Beyninizin yolladığı elektrik sinyallerini gerçeklik mi zannediyorsunuz? Yani gerçeklik sizin için gülün kokusu ya da elmanın size verdiği lezzet ise sizin gerçeklik olarak zannettiğiniz şey beyninizin size gönderdiği öğretilmiş elektrik sinyalleridir. Gerçekliği algıladığınız,öğrendiğiniz, duyulara göre yorumlamış oluyorsunuz. Oysa gerçek olan nedir? Bu konu ile ilgili fantastik flimler,hikayeler ve bilimsel deneyler var. Baktığınız , gördüğünüz şeye biçim veren sizin algınızdır. Hayatımızda döngüler vardır. 9 yıllık döngüler içinde yaşarız. Yaşadıklarımız ve gerçeklik algımız bu yıllar içinde yaşadıklarımız ile sınırlı kalabiliyor. Oysa gerçeklik aslında farklıdır. Bu gerçekliğin farkındalığı bambaşka bir uyanışdır. Hayatınızın yönünü değiştirmek istiyorsanız yaşam içinde ki algı ve tepkilerinize bakmanız lazım. Yaşadığımız bir rüya ise,ya ortaktır ya da bireyseldir. Rüya ortak ise kaderi sorgularsınız. Rüya size ait ise kader sizin elinizdedir. Siz hangisini seçmek istiyorsunuz? Kaderi elinize almak…

Benim ego nedir sorusunu sorup araştırmadan önce ki cevabım ile şimdi araştırmaya başladıktan sonra ki cevabım arasında bambaşka kelimeler var. Benim bildiğim ego denilen şey sevimsiz,ukala,insanın karakterini kötü etkileyen,nefsin düşmanı gibi gibi eklenecek kelimelerin bütünüydü. Şimdi ise egoya çok farklı bir pencereden bakıyorum. Şöyle de ifade edebilirim; Egomu kafesinden çıkardım biraz ürkerek biraz da merak ederek elimde ki çubukla dürtüyorum. Uzun zamandır kafesinde tanımadığım bir böcek gibi uzaktan inceliyorum. Uzaktan diyorum çünkü onu anlamam için zamana ihtiyacım var. Fakat durumu genel olarak anladım, yani anladığımı düşünüyorum. Ne anladım bir bakalım,tartışalım Egoyu bir yap-boz gibi parçalara ayırarak anlamaya çalışalım. Elimizde dört tane anlamamız gereken madde var.Ben kabaca bu şekilde anladım. 1)Yararlı Ego 2)Süper Ego 3)Zararlı Ego 4)ID Yaralı EGO< Yönetici Bilinç<Sağlıklı zihin <kesin kararlar<kendine saygı<disiplin Zaralı Ego<kibir<saçmalık<dürtüsel zihin SüperEgo<narsizim<çocukluktan kalmış,kamçılanmış,şişirilmiş duygular İD<bağımlılık<sağlıksız dürtüler<disiplinsiz dağınık bir yaşam İnsanoğlu varlığı,bedeni,ruhu ve zihni ile farkındalık içinde dengede olduğu zaman evrensel hizasını bulabiliyor. Bu hizayı…

Uyanış derslerindeki başlangıç yazılarımda farlkındalığa hafif bir giriş yapmaya çalıştım. Şimdi ise biraz daha derinlere ineceğiz. Farkındalık kelimesi tek bir cümlede anlatabilinen fakat anlaşılması için derin sularda yüzülmesi gereken bir yolculuktur. Farkındalık şimdiki anın bilincinde olmak ve onu yargısız bir bakış açısıyla kabul etmek demektir. Uzmanların terapilerde kullandığı bir yöntemdir. Danışanın düşüncelerini olumsuz yargı ve takıntılardan uzaklaşmasını sağlayan bir düşünme becerisidir. Farkındalıkta reddetme, bastırma, yargılama olmaz. Zihin geçmiş ya da gelecekte yaşamaz. Farkında olan kişi sadece bu AN’da yaşar. Sonuçlara değil,sonuçlara ve olaylar karşısında verdiği tepkiyi fark etme yolunu seçer. Böylece hayatını tekrarlayan olaylar zincirinden çıkartır. Peki,siz hayatın neresinde ve hangi farkındalık düzeyinde duruyorsunuz? İlk adımda kendinize şu soruyu sorun, Geçmişde mi yaşıyorsunuz yoksa gelecekte mi? Yani zihniniz nerede? Bedeniniz an’da fakat zihin hangi uçuşta? Hangi anlamsız bir sonucun peşinde. Anlamsız dedim çünkü sonuca odaklanmak bizi andan koparır,bizim odaklanmamız gereken yer verdiğimiz tepkilerden aldığımız deneyimlerdir. Biraz daha açalım sorunun cevabını.…

Canımız Hak ile uyanık olmazsa uyanıklık,bizim için iki dağ arasında ki boğaz ve geçit gibidir(mesnevi) Zaman zaman yaşamı sorguladığınız olmuştur. Yaşadığınız olaylar sizi düşünmeye davet etmiş olabilir. Hayat ve gerçeklik önündeki gizemli perde gercek nedir sorusuna vereceğiniz cevap ile aralanır. Nedir gerçeklik? Bu soruya cevabınız hislerden, gördüklerinizden ibaretse sizin verdiğiniz cevap beyninizin size gönderdiği elektrik sinyalleridir. Yani öğretilmiş gerçekler, kontrol altındaki fikirlerdir. Örneğin sizin gerçeklik sorusuna cevabınız çiçeğin nasıl koktuğu, görüntüsünün nasıl olduğu,tadının nasıl olduğu ise bu gerçek gerçeklik değidir. Gerçek gerçeği sizden saklamak için kurulan EVREN duyguları yanıltmak için vardır. Bir kurgunun içinde yaşadığınızın farkında değilsinizdir. Matrix filimini izlemiş olanlar neden bahsettiğimi daha net anlayabilirler. Matrix neyi anlatır? Sadece gördüğünüze ,hissettiğinize inanmak gerçek bilgiye erişmeyi engeller.Aslında olana bakmak lazımdır. Bu düşüncenin varlığını herkes kabul etmek istemez ya da edemez. Alice harikalar diyarını da izlemenizi öneririm. Alice tavşanı takip ederek gerçek dünyaya ulaşmıştır. Nedir gerçek dünya, nerededir? Davranışlar bize ait…

İlk kedinizi aldınız ve bakımına alıştınız. Onu sevdiniz , bakımı size zor gelmedi ise diğer kediniz bir yaşına gelmeden ikinci minnoşu alabilirsiniz. İnsan insana lazım derler ya bence kedi de kediye lazım. Psikolojileri açısından iki tane çok iyi oluyor. Tercihen ikisini de aynı cins olması huylarının ortak olmasını sağlıyor. Cinsiyetleri de aynı olmalı. Bildiğiniz kardeş oluyorlar evde. Sabahları beraber oynuyorlar,enerjilerini beraber atıyorlar. İki kedi ortak tuvalet kabını kullanabilir ama yemek ve su kapları ayrı olmalı. Kediler özgür ruhludur onun için onun davranışlarını çok fazla kontrol edemezsiniz ama bu da onları çok da kuralsız bırakmak demek değil. 2 kedi olunca tüy sorunu ve masrafı da çarpı iki oluyor. Ben tüy sorunu yaşamıyorum. Masraf konusunda da masrafları artacağı için diğerinin sabit aşıları bittikten sonra ikinci kediyi almanız işinizi kolaylaştırır..Ama genede kum ve mama masrafı artacaktır. Koku sorununu ben #reflex kum ile çözdüm. Kedi sever arkadaşınıza en güzel hediye bu kumdan hediye almak…

Denemediğim ürünü asla önermem. Düz saça benim gibi bayılan dalgalı ve zor saça sahip olanlar için çok doğru bir ürün önereceğim. Benim saçım kuru ve kendinden dalgalı ve boyalı saç. Bakım gerektiriyor,pek öyle yıka ve çık yapamıyorum. Pandemi zamanı da bu süreç beni zorladı. Fakir düzleştirici tarağı aldığımda ilk önce kullanamadım. Islak saçda denemiştim olmadı. Sonra kuru ya da hafif nemli saçda denedim ve sonuç muhteşem oldu. Yıkandıktan sonra saçınızın kurumasını bekleyin, buna vaktinz yok ise fön ike kurutun. Sonra önünüze dökülen saçları toplamak için havlu ya da başka bir sey olsun ben kutu kapağı kullanıyorum😂. Böylece etrafa saç da dağılmamış oluyor. Saçı güzelce tarayın ve tututam tutam alıp taramaya başlayın. Yumuşacık,dümdüz parlak bir saç. Üstelik yapımı çok kolay. Yanık olmuyor. Saç kurumuyor. Saça dalga vermek de elinizde. Ben çok memnun kaldım. Fiyatı da çok uygun zaten bu da olmasaydı o meshur pahalı markayı almayı düşünüyordum ama gerek yokmuş. Param…

İğrenç bir gün geçirdim. Gerginim,bardağın boş tarafından görmeye çok musaittim. Her ne kadar zihnim karşıt cümleler kursada evet bugün negatifim. Guess what? Tahmin et bakalım? Bu düşüncelerin hepsini kabul ediyorum . Beni dibe çekemeyeceksin! Bugün sinirliyim. Cadıyım. Belki isyandayım ve belki de kıskancım. Hepsi benim. Duygularım özgür ve canları ne hissetmek isterse onu hisseder.Bununla savaşamam, kedi kumu gibi üstünü de örtemem. Neyse o! Kırgınım da . Emek verdiğim kişilere verdiğim gereksiz değer için. Bana hissetirdikleri bu tuhaf duygu içinde. Yıllarımı çok savruk ve bilinçsizde kullandığım İçinde pişmanlıklar içindeyim. 2021 oluyor ve ben hala ayn. mıyım? Bilmiyorum? Ama bu kabul ediş beni rahatlatıyor. Duygularımla kavga etmemek sadece dinlemek ve önüme bakmak. Yazmak bile iyi geldi şu an! Derdim ufacık aslında. Çözümü de bende mi bilmiyorum. Evrenle kavga etmek niyetinde değilim. Başkaldırınca duygular ortaya çıkıyor. Bu hafta olmak istediğim yerde değildim. Bu beni üzdü. Genelde hicbir zaman olmak istediğim yerde olmuyorum. Acaba…

Niyet de inanç lazımdır. Olumlamada inanç olmasa da yapılabilir.Sürekli tekrar ile bilinçaltı en sonunda cevap verir. Niyet bilinç düzeyi ile ilgilidir. Olumlama bilinçaltı ile ilgilidir. Niyet herkes için yapılabilir. Olumlama sadece kendiniz için yapılır. Niyette hedef kesindir.Koşullar olmamalı,sonuç bilinmeli. Niyette gercekten inanmak,kalpden hissetmek çok önemlidir. Olumlamada bu sürekli tekrarla gelişir. Bana sorarsanız ikisi de biribirini tamamlayan bir bütündür. Olumlamalar iyi niyetlere kavuşma yolunu açar. Sonucta kalp ve dil bir olmalı ki niyetler duyulsun. Kişisel gelişim de her bir nokta bütünün ayrılmaz parçalarıdır. Niyetlerimizin bütünün hayrına olmasını seçelim. Sevgiler…

Olumlama bilinçaltını pozitif anlamda iyilşetirmek,geliştirmek ve geçmiş zamandan bugüne gelen negatif düşünce kalıplarını pozitif düşüncelere dönüştürmek için yapılan bilinçaltı çalışmasıdır. Zihin,kalp ve düşünceyi aynı dilek doğrutusunda birleştirmek için uygulanan biliçaltı dönüştürme çalışmalarıdır. Çekim yasası gereği mevcut kaydın inanca uygun şekilde değiştirme çalışmasıdır. Olumlama kendiniz için yapılır.İçinde inanç olmasa bile söylenen düşüncelere sürekli tekrar ile bilinçaltı cevap verir ve istenilen yönde dönüşüm başlar. Duygu ve düşüncelerin sesli ifade ediş şeklidir. İnsanlar duygu ve düşüncelerle hayatlarına olumlu ya da olumsuz durumları işlerler. Negatif kurulan her cümle tüm korkuları hayatınıza bir tohum gibi eker.Bu tohumlar büyüdükçe,yeşerdikçe korkulan istenmeyen her türlü durumu meyve verir.Ve bu olumsuzlukları yaşayan kişi de aldığı sonuclar doğrultusunda ben bildim işte korktuğum başıma geldi! diye düşünür. Oysa korktuğunu düşüne düşüne coğu zaman söyleyerek kendi başına getirmiştir. O sonucu bilmedi sonuca yön verdi,yani korkularını biçimlendirip olumsuza davet etti. Bunun sonucunda kendini sorguladı,istemediğim herşey başıma geldi,dileklerim neden olmuyor? Hatta bu soruların sonucunda…