Yazar

Jale Sayar

Browsing

Ev bakımında en büyük dersi geçen pandamı döneminde aldık. Ciddi anlamda evde oturunca pratik bir şekilde ev nasıl temizlenir bilemedik desek yeridir. Bir ev bakımında yani temizliğinde en olması gerekenler listesi yapıp buraya yazıyorum; 1)Elektrik süpürgesi kesinlikle çok iyi olmalı.Ben tercihimi #electrolux #animalpro modelinde yaptım.Çok araştırarak bu modelde karar verdim.Çok Memnunum.Evde 2 tane kedim olduğu için canavar gibi çeken bir model arıyordum.Dyson almadım çünkü yorumlarda Dyson büyük parçaları çekerken sorun olduğunu okudum ve servis konusu da biraz sıkıntılı diye büyük makinede Dyson almadım. Ama günlük temizlik için #dyson aldım, çok memnunum fakat fırçasında kopmalar oldu, servisi arayıp bunu soracağım, olmaması lazımdı. S/7 modelinden aldım en basit ve sanırım en hafiflerinden.Şarjı evim geniş olduğu için bana derin temizlikte yeterli olmuyor fakat ani süpürme için ideal. 2) Yer silmek için vileda kullanmayı sevmiyorum.Onun yerine kendinden su haznesi olan mop temizlik ürünlerini seviyorum.Ben #tschibo dan almıştım. Şimdi ise her marka da var.Bir tane…

güya her hafta hatta gün günlük yazacağım diye söz vermiştim ama yalan oldu . Ama pes etmiyorum aklıma geldiği aman yazacağım. Örneğin 2022 başlangıcını günlük gibi özetleyerek anlatabilirim. Neden olmasın? Amaç anı bırakmak,içini dökmek değil mi ? Aylardan Mart, yıllardan 2022 oldu. Pandemi belası bitti gibi kişiler oldu, nasıl oldu anlamadık ama artık pandamı şartları uygulanmıyor. İşin aslı boş yere 2 sene eğitimden mahrum kaldı çocuklar. Hadi diğer kapanmalar bizlerde farkındalık yaratsa da en çok zararı yetişkinliğe adım atan gençler gördü. Örneğin benim oğlum kapanma başladığında ortaokullu bir çocuktu pandemi bitimi odadan tanımadığımız lisesi bir erkek çıktı. Azı var ,fazlası yok yazdığım durumun . 2022 de aydınlanamadık. Rusya Ukranya savaşı başladı,durum 3.dünya savaşına doğru gidiyor. İnanılır gibi değil, güya pandamı de dünya işerinin boş olduğunu anladık… Anlamamış kimse . Hatta kendisini ölümsüz zanneden liderlerle kuşatılmışız. Geçen sene ve bu sene başında çoğu astrolog bu olayların olacağını yazdı,çizdi anlattı hatta 2019’larda…

Masamda kitaplarım,yanımda kahvem,karşımda güzel manzaram… Düşüncelerim sakin,uysal,bakışlarım akışta… Manzaramın otoban olması nedense bana çok keyif veriyor, arabaların acele ve uyum içinde akışlarını izlemek meditasyon etkisi yapıyor. Arabalar bizleri,otoban da hayatı simgeliyor… Hayatın içinden akıp giden bizler,çeşit çeşit arabalarla,farklı farklı duygularla,aynı yoldan binlerce farklı duygularla geçip gidiyorsunuz ve ben sizleri izliyorum… Yapı olarak sakinliği,yanlızlığı çok seven ve bu sakinlikten huzur bulan biriyim, ama tamamen kimsesizliği de sevmiyorum,istediğim an tek, istediğim an hayatın içine hızlıca uyumlanacağımı bilmek beni rahatlatıyor. İşte bu yeşillikler içinde ki otoban yanında akıp giden gölün manzarası ile bana bu huzuru hissettiriyor… Size otoban yanında ,yol yanında oturun demiyorum,elbette sağlıklı bir seçim olmayabilir fakat ben seçimlerimin beni mutlu ettiği taraftayım. Kişisel gelişim ile ilgili çalışmalarımla geldiğim en önemli nokta istediğim an gözlemci olabilme seviyesine ulaşmış olmam diye düşünüyorum . Daha önce ki yazılarımda gözlemci olmak neyi ifade ediyor anlatmaya çalışmıştım . Kısaca gözlemci olabilmek empati yeteceğini verimli kullanarak kendi…

Diğer yazılarımda araştırmalarım sonucu anladıklarımı özetlemişdim. Zaten aslında tüm araştırmalar gözlemci halinde yapılırsa aynı tek sonuca varıyor. Bu yazıyı okumadan önce farkındalığı anlamış olmak gerekmektedir. Kısaca farkındalık nedir dersek ; Farkındalık anlık ve anda olanı fark etmekdir. Farkındalığın farkındalığı da , kendiniz ile ilgili nedeni bulma ve kabul etme halidir. Dikkatimiz nerede ise enerjimiz orada olur.Neyi Gözlemliyorsak onu etkileyebiliriz. Yani sürekli kötü düşünürsek kötü durum ile karşılaşırız. Düşündüğümüzü çekeriz. Düşündüğümüz duygu durumuna göre enerji gönderir ve çekim yasası ile onu çekeriz. Bunları duygu temelli gözlemci halinde yaparız. Bu çekim gücünü fark edebilmemiz için ise dışarıdan yansız,yargısız ve duygusuz bir bakış açısı ile duruma,kendimize bakmamız gerekir. Böylece hem var olanı görür hem de kendimizi koruruz. Kendimizi koruma kısmını kısaca anlatmak istiyorum. Yaşam içinde ne yazık ki her zaman iyi durumlar olmuyor. Başımıza gelen bu kötü durumlar,anlar içinden etkilenmeden çıkabilmek için farkındalığı fark etmek ve duygusuz gözlemci halinde olabilmek gerekir. Böylece yaşadığınız…

Uyanık mısınız yoksa uyku da mısınız? Hangi boyutta olduğunuzu nasıl anlayabilirsiniz? Özgür iradenizin farkında mısınız? Kontrol altında mı yaşıyorsunuz? Gerçeklik sizin için nedir? Beyninizin yolladığı elektrik sinyallerini gerçeklik mi zannediyorsunuz? Yani gerçeklik sizin için gülün kokusu ya da elmanın size verdiği lezzet ise sizin gerçeklik olarak zannettiğiniz şey beyninizin size gönderdiği öğretilmiş elektrik sinyalleridir. Gerçekliği algıladığınız,öğrendiğiniz, duyulara göre yorumlamış oluyorsunuz. Oysa gerçek olan nedir? Bu konu ile ilgili fantastik flimler,hikayeler ve bilimsel deneyler var. Baktığınız , gördüğünüz şeye biçim veren sizin algınızdır. Hayatımızda döngüler vardır. 9 yıllık döngüler içinde yaşarız. Yaşadıklarımız ve gerçeklik algımız bu yıllar içinde yaşadıklarımız ile sınırlı kalabiliyor. Oysa gerçeklik aslında farklıdır. Bu gerçekliğin farkındalığı bambaşka bir uyanışdır. Hayatınızın yönünü değiştirmek istiyorsanız yaşam içinde ki algı ve tepkilerinize bakmanız lazım. Yaşadığımız bir rüya ise,ya ortaktır ya da bireyseldir. Rüya ortak ise kaderi sorgularsınız. Rüya size ait ise kader sizin elinizdedir. Siz hangisini seçmek istiyorsunuz? Kaderi elinize almak…

Benim ego nedir sorusunu sorup araştırmadan önce ki cevabım ile şimdi araştırmaya başladıktan sonra ki cevabım arasında bambaşka kelimeler var. Benim bildiğim ego denilen şey sevimsiz,ukala,insanın karakterini kötü etkileyen,nefsin düşmanı gibi gibi eklenecek kelimelerin bütünüydü. Şimdi ise egoya çok farklı bir pencereden bakıyorum. Şöyle de ifade edebilirim; Egomu kafesinden çıkardım biraz ürkerek biraz da merak ederek elimde ki çubukla dürtüyorum. Uzun zamandır kafesinde tanımadığım bir böcek gibi uzaktan inceliyorum. Uzaktan diyorum çünkü onu anlamam için zamana ihtiyacım var. Fakat durumu genel olarak anladım, yani anladığımı düşünüyorum. Ne anladım bir bakalım,tartışalım Egoyu bir yap-boz gibi parçalara ayırarak anlamaya çalışalım. Elimizde dört tane anlamamız gereken madde var.Ben kabaca bu şekilde anladım. 1)Yararlı Ego 2)Süper Ego 3)Zararlı Ego 4)ID Yaralı EGO< Yönetici Bilinç<Sağlıklı zihin <kesin kararlar<kendine saygı<disiplin Zaralı Ego<kibir<saçmalık<dürtüsel zihin SüperEgo<narsizim<çocukluktan kalmış,kamçılanmış,şişirilmiş duygular İD<bağımlılık<sağlıksız dürtüler<disiplinsiz dağınık bir yaşam İnsanoğlu varlığı,bedeni,ruhu ve zihni ile farkındalık içinde dengede olduğu zaman evrensel hizasını bulabiliyor. Bu hizayı…

Uyanış derslerindeki başlangıç yazılarımda farlkındalığa hafif bir giriş yapmaya çalıştım. Şimdi ise biraz daha derinlere ineceğiz. Farkındalık kelimesi tek bir cümlede anlatabilinen fakat anlaşılması için derin sularda yüzülmesi gereken bir yolculuktur. Farkındalık şimdiki anın bilincinde olmak ve onu yargısız bir bakış açısıyla kabul etmek demektir. Uzmanların terapilerde kullandığı bir yöntemdir. Danışanın düşüncelerini olumsuz yargı ve takıntılardan uzaklaşmasını sağlayan bir düşünme becerisidir. Farkındalıkta reddetme, bastırma, yargılama olmaz. Zihin geçmiş ya da gelecekte yaşamaz. Farkında olan kişi sadece bu AN’da yaşar. Sonuçlara değil,sonuçlara ve olaylar karşısında verdiği tepkiyi fark etme yolunu seçer. Böylece hayatını tekrarlayan olaylar zincirinden çıkartır. Peki,siz hayatın neresinde ve hangi farkındalık düzeyinde duruyorsunuz? İlk adımda kendinize şu soruyu sorun, Geçmişde mi yaşıyorsunuz yoksa gelecekte mi? Yani zihniniz nerede? Bedeniniz an’da fakat zihin hangi uçuşta? Hangi anlamsız bir sonucun peşinde. Anlamsız dedim çünkü sonuca odaklanmak bizi andan koparır,bizim odaklanmamız gereken yer verdiğimiz tepkilerden aldığımız deneyimlerdir. Biraz daha açalım sorunun cevabını.…

Canımız Hak ile uyanık olmazsa uyanıklık,bizim için iki dağ arasında ki boğaz ve geçit gibidir(mesnevi) Zaman zaman yaşamı sorguladığınız olmuştur. Yaşadığınız olaylar sizi düşünmeye davet etmiş olabilir. Hayat ve gerçeklik önündeki gizemli perde gercek nedir sorusuna vereceğiniz cevap ile aralanır. Nedir gerçeklik? Bu soruya cevabınız hislerden, gördüklerinizden ibaretse sizin verdiğiniz cevap beyninizin size gönderdiği elektrik sinyalleridir. Yani öğretilmiş gerçekler, kontrol altındaki fikirlerdir. Örneğin sizin gerçeklik sorusuna cevabınız çiçeğin nasıl koktuğu, görüntüsünün nasıl olduğu,tadının nasıl olduğu ise bu gerçek gerçeklik değidir. Gerçek gerçeği sizden saklamak için kurulan EVREN duyguları yanıltmak için vardır. Bir kurgunun içinde yaşadığınızın farkında değilsinizdir. Matrix filimini izlemiş olanlar neden bahsettiğimi daha net anlayabilirler. Matrix neyi anlatır? Sadece gördüğünüze ,hissettiğinize inanmak gerçek bilgiye erişmeyi engeller.Aslında olana bakmak lazımdır. Bu düşüncenin varlığını herkes kabul etmek istemez ya da edemez. Alice harikalar diyarını da izlemenizi öneririm. Alice tavşanı takip ederek gerçek dünyaya ulaşmıştır. Nedir gerçek dünya, nerededir? Davranışlar bize ait…

İlk kedinizi aldınız ve bakımına alıştınız. Onu sevdiniz , bakımı size zor gelmedi ise diğer kediniz bir yaşına gelmeden ikinci minnoşu alabilirsiniz. İnsan insana lazım derler ya bence kedi de kediye lazım. Psikolojileri açısından iki tane çok iyi oluyor. Tercihen ikisini de aynı cins olması huylarının ortak olmasını sağlıyor. Cinsiyetleri de aynı olmalı. Bildiğiniz kardeş oluyorlar evde. Sabahları beraber oynuyorlar,enerjilerini beraber atıyorlar. İki kedi ortak tuvalet kabını kullanabilir ama yemek ve su kapları ayrı olmalı. Kediler özgür ruhludur onun için onun davranışlarını çok fazla kontrol edemezsiniz ama bu da onları çok da kuralsız bırakmak demek değil. 2 kedi olunca tüy sorunu ve masrafı da çarpı iki oluyor. Ben tüy sorunu yaşamıyorum. Masraf konusunda da masrafları artacağı için diğerinin sabit aşıları bittikten sonra ikinci kediyi almanız işinizi kolaylaştırır..Ama genede kum ve mama masrafı artacaktır. Koku sorununu ben #reflex kum ile çözdüm. Kedi sever arkadaşınıza en güzel hediye bu kumdan hediye almak…