Yazar

Jale Sayar

Browsing

Blog sayfamı yaklaşık 4 sene öce açmıştım. Tüm yazıklarım bir hata yüzünden silindi. Bir müddet bu olay yazma isteğimi içimden aldı. Bir gece tekrar yazma isteği geldı içime. Fakat bu sefer konu sıkıntısı yaşadım. 4 sene önce ki yazdıklarımı tekrar yazmak istemedim. Sanki ilgimi de çekmez olmuştu. O zaman bir günlük gibi hayatımın içinden yazmaya karar verdim. Kimse okumasa bile benden şu dünyaya bir hatıra kalsın dedim. Evet artık bu blog da günlük de yazacağım. Tüm düşüncelerimi, yaşantımı şeffaf bir şekilde paylaşacağım… Gezegende soyut olan beni yazı ile somutlaştırmış olacağım. Siz de günlük tuttun. Nasıl yazdığınızın hiç önemi yok. Önemli olan o an da hissetiğiniz duygular. Canım dedem de hep derdi kızım günlük yazın,tarihe not bırakın…

Evet,çocuklarım büyüdü… Rahat dönemler hatta en rahat dönemler başlamıştı. Büyük kızım dördüncü sınıf,küçük oğlum beş yaşına basmıştı sürpriz bebeği doğurduğumda. Sürpriz diyorum çünkü hiç hamile kalmamam gereken bir dönemde hamile kalmıştım. Bir şok yaşamıştım fakat bu şok sevinmeme engel değildi. Doğurmaya karar vermiştim ve yoluma  üç can ile devam etme niyetine girmiştim. Hamile kalma döneminde komik bir anımda mevcut sizinle paylaşmak istediğim. Bankog tatiline gitmiştik çok sevdiğim bir arkadaş grubumla. Tapınaklardan birini gezerken bir heykel vardı. Kendisi rahmi simgeliyormuş, dokunan kişi hemen hamile kalıyormuş.Dünyanın her yerinden hamile kalabilmek için oraya gidenler de varmış. Bunu duyan arkadaşım asla önünden bile geçmem 2 çocuk bana yeter de artar bile dedi. Bende hiç inanmayarak espiri olsun diye sarılarak poz verdim.Güldük geçtik. Fakat tam geçememişim ki ordan hemen döndüğümde hamile olduğumu öğrendik. Gel de ruhani adetlere inanma! Birebir yaşadığım gerçek bir olaydır bu hikaye. Sonuç artık hamileydim. Devam edecektim. O dönem çocuklar büyüdüğü ve…

Yıllar geçti,bir daha asla dediğiniz her gün unutuldu ve tekrar anne olmaya karar verdiniz, ya da siz karar vermeden hediye kendiliğinden supriz geldi. Tabi ki durumlar şimdi farklı. Hem hamilelik, hem de evde haliz hazırda bir çocuk ya da bebek var. İkinci bir Şok dalgası. Sizlerin hikayesi nasıl tam bilemiyorum fakat benimkini size anlatmak için sabırsızlanıyorum. Benim ikinci bebek planlı isteyerek oldu. Kızım üç yaşına girince ikinciyi denemeye başladık. İlk kızım olduğu için ve ailemizde hep kız olduğu için ne yalan söyleyim ikinci bebek de farklı cins olunca yani erkek ben çok sevindim. Eşim çok tepkisini belli etmedi çünkü ilk bebek de o kadar erkek istedi ki ve sonra kızı olunca ona olan aşkı cinsiyet konusunda yaptığı ayrımcılık yüzünden utanç ve suçluluk hissetti. Bu duygular içinde olması da beni çok sevindırdi. Evlat evlattır ayrım olmaz. Kız evlatta nimettir, uğurdur en kıymetli emanettir. İsteyerek hamile kaldım demiştim.Kolay bir hamilelik geçirdim. İlki…

Eşim yani yeni baba askerden geldikten sonra günler daha değişik geçti…. Evde bir erkek olması evin öğrenci modundan çıkmasına neden oldu. Minnoş bir aile olduk. Ev düzenimiz aynı devam etti. Babamız düzen bozmadı. Baba gelmeden önce kendim bulduğum bir yöntemle uyku düzenine alıştırmıştım. Kızım doğduğunda akıllı telefonlar yoktu,internet o kadar da el altında değildi. O zamanlar kitaplar hala kullanılıyordu. Uyku düzenini ayrı bir başlıkta kolayca anlatacağım. Günler genç anne baba olarak geçiyordu. Lohusalık günleri oldukça geride kalmıştı artık. Kendinden emin olduğunu zanneden fakat bir o kadar acemi bir ben vardı baş rolde. Sizlere kısaca ilk bebeğimde ki lohusalık tecrübelerimi anlattım. Kısa yazdım çünkü artık hepimiz kısa ve hap bilgileri okumak,duymak istiyoruz. Neler anlatmaya çalıştıö; 1.Kendinize güvenin. 2.Sağlığınıza dikkat edin ve korkunuzdan kaçmayın. 3.Lohusalık depresyonu yaşıyorsanız bundan kesinlikle utanmayın. Bu hepimizin yüzleştiği çözümü olan bir duygu hali. 4.Lohusa evinde düzen çok önemlıdir.Özellikle anne genç ve acemi ise bu önem daha da…

Hastane günümüz biraz uzun sürdü. Hemen eve geçmek istemedim. Orada Hemşire yardımı almış olmam kendimi iyi hissettirmişti. Fakat siz bana uymayın.Temiz temiz evinize dönün.Hastane ortamı sonuçta ev kadar doğal olmuyor.Tabii ki bu dediğim her şey normal geçen süreçler için. Eve döndük. Sezeryan ağrılarım devam ediyordu. Beden genç diye midir nedir ağrılarım vardı oldukça.Kısacası sezeryandan hiç memnun kalmamıştım. Ev ortamı bana daha da hüzünlü gelmişti.Kocaman bir ev ve ben ve bebek. Anneler gene yanımdaydı. Erkek tarafının akrabaları falan yardıma gelip gidiyordu. Benim annem de bana bakıyordu. Düzenli bir şekilde yemeğim geliyor.Süt yapıcı gıdalarla beslenıyordum. Evde insanın bilinçli yardım edeni olması çok güzel gerçekten. Annem herşeyi organize edip görev dağılımı yaptı. Bir anne gündüz bir anne gece bakımında yardımcı olmak için anlaştılar. Ev akrabalar,misafirler derken bir hareket halindeydi. Yeni bi ev de yardımcı olacak hanım arkadaş bulmuştuk. Eşim olmadığı için geceleri de benle kalacak biri. Bulmaz olaydık. Kadın hakiki sinir hastası çıktı.…

Lohusalık günlüğünü yazmaya karar vermemde ki en önemli sebep yaşadığım tecrübeleri modern bir anne olarak harmanlayıp yeni annelerimizle ve anne adaylarımızla paylaşmak. Bu konu hakkında ilk yazı benim değil elbette sonuncusu da benimkiler olmayacak. Farkı nedir diyecek olursanız ,farkı benim hikayem olması. Herkesin hikayesi kendisine özel ve her hikayeden öğrenilecek nokta bambaşkadır. Ben üç çocuk annesi olarak üç ayrı doğum sonrası yaşadım ve üç ayrı hamilelik ve üç ayrı bambaşka tecrübe. Üçü de birbirinden farklıydı. Elbette üçüncü en rahat olanıydı. Ben size ilkinden anlatmaya başlayacağım.En tecrübesiz ve en geç olduğum zamanlardan. Başlayalım o zaman. 2003 yılında anne oldum. 24 yaşındaydım. Yaşıma göre de oldukça tecrübesizdim. Bildiğim tek şey yiğenlerimle yaşadıklarımdı. Onlara baktığım zamanlarda olayı çözdüğümü zannetmemin ne kadar yanlış olduğunu kucağıma kızımı verdiklerinde anladım. Aman Allah’ım ben ne yaptım dediğim an 19 Şubat 03 tarihidir. Hayatımın dönüm noktası ve yeni bir perdenin açıldığı gündür. Elbette o an da bunu bunun…

Jale Sayar Jale Sayar, 1978 doğumlu 3 çocuk annesi evli bir hanımdır. Yeditepe üniversitesi uluslararası ilişkiler ve siyasal bilim mezunudur. Çok erken yaşta evlendiği için iş hayatında profesyonel anlamda olamamıştır. Profesyonel anlamda sadece özel bir hastanede 5 yıl genel müdürlük yapmıştır. Üçüncü çocuğunu doğurduktan sonra hep istediği kişisel gelişim eğitimlerine gitmeye başlayıp,yaşam koçluğu,öğrenci koçluğu,NLP eğitimci eğitimlerini tamamlarken yoga ile tanışmış ve bu tanışmayı 2012 yılında eğitimlere başlayıp 2014 yılında da resmi yoga eğitmeni olmuştur. Çocuk Gelişimi ikinci üniversite bölümünde okumaktadır. Bu eğitim ve araştırmalarını ilk önce kendi içinde harmanlamaya çalıştığı için diğer yeni hocalar gibi hemen özel derslere başlamamıştır. Bu zaman diliminde tasavvufla karşılaşıp, tasavvuf bilinci ve yogayı kendi içinde harmanlayıp gerçek hayatına uyarlamaya çalışan bir annedir. Jale Sayar bir kadın,bir anne,bir eş ve kendi yolculuğunda hikayeler biriktiren bir nefestir. Bu ruh yazmayı,paylaşmayı görünenin arkasındakini görmeyi kendine ışık edinmiş amatör bir yazardır. Ve bunu okuyan siz onun dünyasına hoş geldiniz…