Jale Sayar Jale Sayar, 1978 doğumlu 3 çocuk annesi evli bir hanımdır. Yeditepe üniversitesi uluslararası ilişkiler ve siyasal bilim mezunudur. Çok erken yaşta evlendiği için iş hayatında profesyonel anlamda olamamıştır. Profesyonel anlamda sadece özel bir hastanede 5 yıl genel müdürlük yapmıştır. Üçüncü çocuğunu doğurduktan sonra hep istediği kişisel gelişim eğitimlerine gitmeye başlayıp,yaşam koçluğu,öğrenci koçluğu,NLP eğitimci eğitimlerini tamamlarken yoga ile tanışmış ve bu tanışmayı 2012 yılında eğitimlere başlayıp 2014 yılında da resmi yoga eğitmeni olmuştur. Çocuk Gelişimi ikinci üniversite bölümünde okumaktadır. Bu eğitim ve araştırmalarını ilk önce kendi içinde harmanlamaya çalıştığı için diğer yeni hocalar gibi hemen özel derslere başlamamıştır. Bu zaman diliminde tasavvufla karşılaşıp, tasavvuf bilinci ve yogayı kendi içinde harmanlayıp gerçek hayatına uyarlamaya çalışan bir annedir. Jale Sayar bir kadın,bir anne,bir eş ve kendi yolculuğunda hikayeler biriktiren bir nefestir. Bu ruh yazmayı,paylaşmayı görünenin arkasındakini görmeyi kendine ışık edinmiş amatör bir yazardır. Ve bunu okuyan siz onun dünyasına hoş geldiniz…

Benim ego nedir sorusunu sorup araştırmadan önce ki cevabım ile şimdi araştırmaya başladıktan sonra ki cevabım arasında bambaşka kelimeler var. Benim bildiğim ego denilen şey sevimsiz,ukala,insanın karakterini kötü etkileyen,nefsin düşmanı gibi gibi eklenecek kelimelerin bütünüydü. Şimdi ise egoya çok farklı bir pencereden bakıyorum. Şöyle de ifade edebilirim; Egomu kafesinden çıkardım biraz ürkerek biraz da merak ederek elimde ki çubukla dürtüyorum. Uzun zamandır kafesinde tanımadığım bir böcek gibi uzaktan inceliyorum. Uzaktan diyorum çünkü onu anlamam için zamana ihtiyacım var. Fakat durumu genel olarak anladım, yani anladığımı düşünüyorum. Ne anladım bir bakalım,tartışalım Egoyu bir yap-boz gibi parçalara ayırarak anlamaya çalışalım. Elimizde dört tane anlamamız gereken madde var.Ben kabaca bu şekilde anladım. 1)Yararlı Ego 2)Süper Ego 3)Zararlı Ego 4)ID Yaralı EGO< Yönetici Bilinç<Sağlıklı zihin <kesin kararlar<kendine saygı<disiplin Zaralı Ego<kibir<saçmalık<dürtüsel zihin SüperEgo<narsizim<çocukluktan kalmış,kamçılanmış,şişirilmiş duygular İD<bağımlılık<sağlıksız dürtüler<disiplinsiz dağınık bir yaşam İnsanoğlu varlığı,bedeni,ruhu ve zihni ile farkındalık içinde dengede olduğu zaman evrensel hizasını bulabiliyor. Bu hizayı…

İlk kedinizi aldınız ve bakımına alıştınız. Onu sevdiniz , bakımı size zor gelmedi ise diğer kediniz bir yaşına gelmeden ikinci minnoşu alabilirsiniz. İnsan insana lazım derler ya bence kedi de kediye lazım. Psikolojileri açısından iki tane çok iyi oluyor. Tercihen ikisini de aynı cins olması huylarının ortak olmasını sağlıyor. Cinsiyetleri de aynı olmalı. Bildiğiniz kardeş oluyorlar evde. Sabahları beraber oynuyorlar,enerjilerini beraber atıyorlar. İki kedi ortak tuvalet kabını kullanabilir ama yemek ve su kapları ayrı olmalı. Kediler özgür ruhludur onun için onun davranışlarını çok fazla kontrol edemezsiniz ama bu da onları çok da kuralsız bırakmak demek değil. 2 kedi olunca tüy sorunu ve masrafı da çarpı iki oluyor. Ben tüy sorunu yaşamıyorum. Masraf konusunda da masrafları artacağı için diğerinin sabit aşıları bittikten sonra ikinci kediyi almanız işinizi kolaylaştırır..Ama genede kum ve mama masrafı artacaktır. Koku sorununu ben #reflex kum ile çözdüm. Kedi sever arkadaşınıza en güzel hediye bu kumdan hediye almak…

Niyet de inanç lazımdır. Olumlamada inanç olmasa da yapılabilir.Sürekli tekrar ile bilinçaltı en sonunda cevap verir. Niyet bilinç düzeyi ile ilgilidir. Olumlama bilinçaltı ile ilgilidir. Niyet herkes için yapılabilir. Olumlama sadece kendiniz için yapılır. Niyette hedef kesindir.Koşullar olmamalı,sonuç bilinmeli. Niyette gercekten inanmak,kalpden hissetmek çok önemlidir. Olumlamada bu sürekli tekrarla gelişir. Bana sorarsanız ikisi de biribirini tamamlayan bir bütündür. Olumlamalar iyi niyetlere kavuşma yolunu açar. Sonucta kalp ve dil bir olmalı ki niyetler duyulsun. Kişisel gelişim de her bir nokta bütünün ayrılmaz parçalarıdır. Niyetlerimizin bütünün hayrına olmasını seçelim. Sevgiler…