Günler olağan bebek bakımı , ev bakımı, loğusa evi misafir ağırlaması olarak devam etmekteydi.

Benim duygusallığım ve şaşkınlığım aynı şekilde devam ederken yavaş yavaş da alışma halindeydim.

Bisiklete binmeyi öğrenmek gibi.

Pedallarla denge bütün olunca sanki bu sürme işini hep biliyormuş gibi akıp gitmek gibiydi kızıma bakmaya başlamak.

Güne başlarken nasıl yapıcam hissi gün içinde pedal ve denge bütünlüğü gibi kendınden gelişiyordu.

Evde bana yardım edecek genç bir kız bulmuştuk.

Çok tatlı bir kızdı, çok d güzel ve güleryüzlü.

Annem artık evden gitmişti.

Fakat bunu da güzel organize etmişti.

hafta başı evine dönüyor işlerini halledip hafta ortasıı geçince geliyordu.

O yokken de kayınvalidem benimle kalıyordu.

Annem gelince bir kahve içip kızımın ne kadar harika olduğunu konuşup görev değişikliği yapıyorlardı.

Bu benim için bir nimetti.

Çünkü tek kalmaktan korkuyordum.Daha o kıvama gelememiştim.

Evde düzen oturmuştu.

Tek eksik kızımın aşırı derecede olan iştahsızlığıydı.

Bu iştahsızlık benim gibi genç bir anne için travma nedeni olmuştu.

Bebek emmiyordu,gelen sütlerim o zamanın cahilliği ile çöpe gidiyordu.

Oysa sütü sağıp özel paketlerde buzlukta saklanabilirmiş.

Yaşımın genç olması,çok yorulmam ve bilinçli beslenmem ile bol sütüm vardı hem de sarı renk doyurucu fakat bu özellik çöp olup gidiyordu.

Ben de koştum mamaya,yok onu da emmedi.

Kaşık ile ağzına minik minik damlatmaya çalıştık,doktor doktor gezdik ve çözüm bulamadık.

Sadece uykusunda azar azar emmiyordu.

Elimizde kağıt milim hesaplaması yapıyırduk.

Tonlarca mama döktük aman dedik bir cc bile önemli yeter ki içsin.

Her ay yapılan kontrollerde yemesinden dolayı çok az ilerleme kaydettik.Ve bir senenin sonunda yaşıtlarından yaklaşık 7 cm bir geri kalmışlıkla bir yaşına girebildik.

Bir yaşından sonra da iştahsızılık devam etti.Nefret etti yemek yemekten.

Ben de o yemedikçe kendimden nefret eder olmuştum.

Şimdi düşünüyorum da ne kadar önemsizmiş.

Boş yere üzülmüşüm ve onu da stres yapmışım.

Onun için anneler yemiyorsa üzülmeyin.Doktor kontrollerini her ay düzenli yaptırın.Bir ilerleme yüzdelik dilim vardır.O dilim kimisinde yüzde elinin üstünde kimisi altındadır.Mesela biz hep yüzde yirmiden çıkamadık uzun süre.Burada ki önemli nokta bu yüzdelik dilimin sabitliği yanı ani inişler ani oynamalar yok ise az veya çok olması bebeğin yapısı ile alakalı oluyor.Genetik faktörler çok önemli.Beslenme ve sporla bu genetik özelliklerin üstüne üç,beş cm dışında koyulabiliyor.Yani çok üzülecek bir şey yok,no Panik,rahat olun,çocuğunuzun sağlık ve bağışıklık sistemine odaklanın gerisi kendiliğinden oluyor ve su yolunu buluyor.

Benim minnoş kızım da dört buçuk yaşında okula yarım gün başlaması ile ve tatlı bir öğretmene düşmesi yardımı ile yavaş yavaş normal yemeğe başladı.İlk zamanlar çok yemek yiyen arkadaşının kulağına nasıl yemek yemeyi seviyorsun benim midem bulanıyor demesi de komik bir anı olarak kaldı.

Şimdi soracaksanız kızım çok güzel minyon bir kız oldu.Sevdiği yemeklerde var fakat hala çok isteyerek her yemeği yemez.

Neyse konuyu çok dağıttım,nerede kalmıştık?

Evde düzen oturmuştu dedik.

Eşim hala yoktu.

anneler evlerine döndü.Bende evde ki yardımcı kızımız ile doktor edasında kızıma bakıyordum.

Annem ve kızkardeşlerimle aramda 40 km mesafe vardı.

Onların da bebekleri vardı.

Büyük ablamla üç yaş,diğeri ile 1 yaş vardı kızımla aralarında.

Dolayısıyla hem bana çok yardımcılardı hem de kızıma harika oyun arkadaşları olmuşlardı.

Bende sık sık yanlarına gidiyordum.Annemde yatıyordum.

Zor oluyordu tabii.Bir ton gereksiz eşya taşıyordum.Ev düzenin olmuyordu.Doğal ve akışta yaşamıyordum hep planlı hareket etmek zorunda olmak beni üzüyordu.

Eve döndüğüm zaman evimi özlemiş oluyordum fakat yalnızlık da çekiyordum.

Yaş da genç olunca hayat sanki daha mı zor oluyor nedir şimdi olsa bunlar beni hiç bağlamazdı.

Anneme gidip gelme eşya taşıma olayını o eve de uygun mama sandalyesi ,bebek yatağı gibi eşyaları alarak biraz rahatlattım.

Kafamda her şeyi eşya ile çözme vardı.Gereksiz çok eşya alırdım.

Bu konuya ayrı başlıkta açıklamalı yazacağım.

Aylar ayları kovaladı,geceleri tekken korktuğum zamanlar oldu.

Hatta korkudan sabahlayıp,sabah ezanında toparlanıp anneme gittiğimi bilirim.Bir gece de o kadar korkuyordum ki gece kimse aranmaz,saat farkını akıl edip Amerika’da ki bir akrabamı arayıp sohbet ettiğimi bilirim.

Derken 6.aya girdik.

En beklenilen ay çünkü asker baba gelecek,kavuşacağız.

Nasıl heyecanlığız.

Yazmayı unuttuğum bir şey vardı.

Kızım benim haliyle çok ağlardı bence açlıktan huzursuzdu fakat bir tanıdığım demişti ki asker bebeği o,babası gelince susacak.

Gerçekten de kızım ağlaması dışında da yabancı erkeklerin de kucağına gitmezdi.

Onun için merak ediyordum babasına nasıl davranacaktı.

Ben istemez diye düşünüyordum.

Karşılamaya hava alanına gittik.

Kızımı süsledik,beklemeye başladık.

Yolcular gelmeye başladı.Kızım gene huzursuz ağlıyor.

O sırada babası geldi.Karşımızda bize doğru yürümeye başlamıştı.

Gözlerinin içi gülüyor ve içinde ki tüm heyecan dışına yansımıştı.

Orada ki genel kalabalıkta asker beklediğimizi anlamış bizlere bakıyordu.

Ve o an gelmişti karşımda eşim kucağımda bebeğimiz.

İnanın bana o ağlayan kız babasının kızım sesini duyup kafasını ona çevirip kucağına gitmek için kollarını kaldırdı.Herkes şok.

Baba ağlar,anne ağlar,akrabalar ağlar,yabancı yolcular ağlar,alkış kopar salonda veee tek ağlamayan kimdi dersiniz?

Tabi ki kızım.

Boynunu omzuna koydu ve elleriyle babasının yüzünü okşamaya başladı.

Ve o unutulmaz an anılarımıza kazındı.

O günden itibaren baba kız ilişkileri hep çok güzel oldu.

Eşim kızımın her türlü sorumluluğunu benimle paylaştı.

Böylece yıllar geçti,geçmeye devam da ediyor ve daha yazacak çok şey yaşanıyor.

Ama bu yazıdaki konumuz yaşanan ilk acemi lohusalıktı.

Diğer Lohusalıklarımı da yazacağım ve şunu net belirtmek isterim ki her biri bir öncekinden kolay geçmişti.

BU BÖLÜMDEN ALINACAK DERSLER

  1. İlk bir sene biraz zor geçebilir.Buna hazırlıklı olun.Hiçbir sıkıntılı zaman sabit kalıcı değildir.Yapmamız gereken yaşadığımız zorlukların içinde güzellikleri bulabilme ve sabırlı olmaktır.
  2. Bebeğinizin iştahı ilk sene zor geçebilir,güzelde geçebilir.Elinizden geldiğince emzirmeye çalışın fakat sizin dışınızda ki nedenlerden dolayı olmuyorsa bunun için kendinizi hırpalayıp üzmeyin.Stres bir annenin en büyük düşmanıdır.Gelen yorumlara takılmayın,sezgilerinize güvenin.
  3. Êvde tek iseniz bununla da barışık olun.Anne olduktan sonra güç sizde.Üstesinden gelemeyeceğniz şey yok.Yeter ki severek yapın.
  4. Bebeklerin anne karnında da olsa sizi duyduğunu unutmayın.Ben bunu bebeğimin babasına verdiği tepkiyle anladım.Hiç görmediği birine nasıl sevgiyle kol uzattığını yaşadım.Ve kimselere gitmeyen kızım yaptı bunu.
  5. Anne karnı dönemi, lohusalık ve bebeklik çok gizemli konular.Allah’ın gücünü hissetmemek mümkün değil.
  6. Bebek büyütürken her ay olan düzenli doktor kontrollerini çok önemseyin.Size tüm bilgileri ve yolu bu kontroller gösterecektir.
  7. Lohusalık ve bebek bakımı düzen ister.Annenin rahatı içinde bu önemlidir.
  8. Bir bebek büyütürken anne de baba da bebeğin sağlığı için en önemli unsurlardır.Tüm bebekler inşallah onları seven bakan koruyan ailelerle büyürler.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir